Pendik’in dondurucu kasım rüzgârı Balat’ın renkli, dar ve dik taş sokaklarında uğuldayarak asırlık ahşap binaların cumbalarını savururken, Fatih’teki bir Anadolu lisesinin son ders zili gürültüyle çaldı. On yedi yaşındaki Rüya, okul ceketinin üzerine giydiği lacivert kaşe kabanın düğmelerini ilikleyip ağır sırt çantasının askılarını omuzlarında düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Fener kordonundaki kafelere oturup sıcak çay içme ve sohbet etme tekliflerini nezaketle geri çevirerek, adımlarını Yıldırım Caddesi üzerinde yer alan, XIX. yüzyıldan kalma restore edilmiş üç katlı tarihi bir taş binadaki uluslararası ahşap konservasyon ve tarihi ibadethane restorasyon akreditasyon acentesine doğru hızlandırdı.
Rüya, sekiz ay önce babasını Balat’taki tarihi bir kilisenin çatı restorasyonu sırasında ahşap iskelenin halat kopması sonucu meydana gelen talihsiz kazada yitirdikten sonra kronik böbrek hastası annesi ve ilkokula giden küçük kız kardeşinin tüm geçim yükünü omuzlamıştı. Ayvansaray’ın dik ve karanlık yokuşlarından birindeki kiralık dairenin masraflarını ödemek, annesinin her ay yenilenen diyaliz ve özel reçeteli medikal bakım giderlerini karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve tarihi eser kayıt personeli olarak çalışıyordu.
Büro; taze filtre kahve, koruyucu organik vernik kokusu, emprenye ahşap numuneleri, rölöve paftaları ve yüksek hızlı geniş format tarayıcıların ritmik vızıltısıyla kaplı son derece vakur, kurumsal ama yüksek tempolu bir mekândı. Rüya’nın görevi; Venedik ve Floransa merkezli ahşap koruma enstitülerinden gelen mantar/böcek tahribat analiz raporlarını sisteme işlemek, Kültür ve Turizm Bakanlığı Taşınmaz Kültür Varlıkları onay dosyalarını kodlarına göre klasörlemek, gelen uluslararası kuryeleri karşılayarak ahşap lif esneklik ve dendrokronoloji verilerini teslimat defterine kaydetmekti. Saatlerce ekran karşısında ahşap nem katsayılarını, emprenye emilim oranlarını ve uluslararası tescil numaralarını doğrulamaktan göz pınarları kurur, topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev rulo pafta klasörlerini üst raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Rüya’nin en büyük arzusu ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon Bölümü’nü kazanıp İstanbul’un Pendik ve Suriçi kıyısındaki asırlık tarihi yapılarını geleceğe taşıyan vizyoner bir restoratör mimar olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmeceye YKS Sayısal özet kartlarını ve Matematik-Fizik ders föylerini gizlice yerleştirmişti. Bir yandan dahili telefon hatlarını yönlendirip kurye zimmetlerini yaparken, göz ucuyla çekmecedeki analitik geometri, integral ve statik mukavemet sorularını zihninden çözüyordu. Arkadaşları evlerinde rahatça test çözerken, o, klavye tıkırtıları ve dev mimari rölövelerin ortasında geleceğini tırnaklarıyla kazıyordu.
O akşam, Pendik çevresindeki dört farklı tarihi yapının restorasyonu için Roma’daki Tarihi Miras Konseyi’ne gönderilecek yetmiş beş parçalık Acil Ahşap Tescil ve Statik Koruma Dosyası’nın taranması, numaralandırılması ve e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir şantiye tespiti için Ayasofya sahasına gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Rüya’nın omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Taş binanın ağır meşe kapısını kilitleyip Balat Tramvay Durağı’na doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.