İçeriğe geç
Şehir Rehberi

Dar Amcıklı Escort Selin

Tam umudunu kaybedip bir banka çöktüğü sırada, deniz motorundan inen yaşlı bir adam valizden yayılan sıcak otlu çörek kokusunu fark edip durdu.

Beykoz’un dik yokuşlarına tırmanan eski mahalle otobüsü, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte motorundan gürültülü sesler çıkararak durakta durdu. Selin, elindeki ağır tekerlekli valizi güçlükle otobüsten indirip Boğaz’ın rutubetli poyrazına karşı ceketine sıkıca sarındı. Karşı kıyıdaki Yeniköy’ün ve İstinye’nin ışıltılı yalıları denizin üzerine birer mücevher gibi süzülürken, Selin’in durduğu Beykoz kıyısı henüz karanlığın ve imkânsızlıkların gölgesindeydi.

Selin, aşçılık lisesini bitirdikten sonra büyük hayallerle İstanbul’un o ünlü Boğaz restoranlarında şef olma sevdasıyla yola çıkmıştı. Ancak sektörün acımasız gerçekleri, genç ve deneyimsiz bir kadın olarak önüne aşılması güç duvarlar örmüştü. Aylardır Boğaz hattındaki irili ufaklı restoranların mutfaklarında "stajyer" adı altında gün boyu bulaşık yıkatılıyor, sebze ayıklatılıyor ama emeğinin karşılığı olan ücret ya hiç ödenmiyor ya da komik sadakalarla geçiştiriliyordu.

Son çalıştığı balık restoransında da durum değişmemiş, hakkını istediği için şef tarafından "Burada yüzlerce senin gibi kız bekliyor" denilerek işten çıkarılmıştı. Kirasını ödeyemediği için Kadıköy’deki paylaşımlı evinden ayrılmak zorunda kalmış, elinde tek bir valizle Beykoz’da yaşayan yaşlı ve hasta teyzesinin iki odalı, rutubetli ahşap evine sığınmıştı. Teyzesinin ilaç masrafları da artık onun omuzlarındaydı.

O sabah Selin, teyzesinin evindeki eski mutfağa girdi. Pes etmek yerine, elinde kalan son birkaç kuruşla halden aldığı taze pazı stoku, ceviz ve tulum peyniriyle tezgâhın başına geçti. Anadolu’da babaannesinden öğrendiği el açması mantı ve özel tarifli hamur işlerini yapacak, bunları gün boyu Boğaz kıyısındaki küçük kafelere ve iş yerlerine satmaya çalışacaktı. Tekerlekli valizinin içine yerleştirdiği sıcak saklama kaplarıyla Beykoz İskele Meydanı’na doğru yürümeye başladı.

Rüzgâr denizden sert esiyor, martılar simit satanların peşinde çığlık atıyordu. İskeledeki ilk iki kafe, dışarıdan yemek kabul etmediklerini söyleyerek Selin’i geri çevirdi. İnsanların soğuk bakışları ve reddedilmek genç kızın boğazına bir düğüm gibi oturdu. Cebinde otobüse binecek parası bile kalmamıştı.

Dış referanslar

Kaynaklar

Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

  1. istanbulprofilrehberi.icuistanbulprofilrehberi.icu