İstanbul, dışarıdan bakıldığında sınırsız imkanların, ışıltılı sokakların ve büyük fırsatların merkezi gibi görünse de Anadolu’nun mütevazı bir kasabasından büyük beklentilerle gelen gençler için çoğu zaman çetin bir varoluş sınavına dönüşür. Hikayemizin başrolünde yer alan Melis, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölümü son sınıf öğrencisidir. Melis’in hikayesi; artan yaşam maliyetleri, ağır proje ve maket malzeme giderleri, metropolün yıpratıcı temposu ve derin yalnızlık karşısında tek başına direnen genç bir kadının sessiz mücadelesini temsil etmektedir.
Gündüzün Sessizliği, Gecenin Maskeleri
Melis’in hayatı iki ayrı gerçeklik arasında keskin çizgilerle bölünmüştür. Gündüzleri Taşkışla Kampüsü’nde saatlerce mimari çizim stüdyolarında, 3D modelleme laboratuvarlarında ve teorik ders maratonlarında ter döküp arkadaş çevresinde son derece disiplinli, soğukkanlı ve projelerine odaklanmış bir profil çizen Melis; akşam çöktüğünde Beşiktaş’ın dik ve karanlık sokaklarından geçerek rutubetli, küçük bir bodrum katı dairesine çekilir.
Anadolu'da zor şartlarda geçinen ailesine yük olmadan okulunu bitirebilmek, fırlayan ev kirasını ve bölümün her dönem yenilenen son derece pahalı ahşap, pleksi ve çizim malzemesi masraflarını karşılayabilmek adına gece geç saatlere kadar serbest zamanlı (freelance) görselleştirme projelerinde ve ağır vardiyalarda çalışmak zorundadır. Şehrin stresi, bitmek bilmeyen finansal kaygılar ve zamanla yarışma hali, Melis’in omuzlarında erken yaşta taşınması zor bir olgunluk ve zihinsel bir yorgunluk biriktirmiştir.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.