Gece yarısı Rüya, Cihangir’deki eski bir mimari yapının yüksek tavanlı salonunda, plak çalardan yükselen hafif bir caz müziği eşliğinde pencereden Tarihi Yarımada’ya bakıyordu. Karadeniz’in hırçın dalgalı bir sahil kasabasından İstanbul’a Sinema ve Televizyon okumak için geldiğinde, kendi filmlerini çeken bağımsız bir yönetmen olma hayaliyle doluydu. Onun bu yola girişi ne tam bir çaresizlik ne de tamamen lüks sevdasıydı; sinema sektörünün acımasız ve yozlaşmış yapısına duyduğu derin öfke ve özerklik arayışıydı. Çekmek istediği ilk uzun metrajlı film projesi için kapısını çaldığı yapımcıların ondan talep ettiği ahlaksız teklifler ve emeğini sömürme çabaları, Rüya’nın sistemden nefret etmesine yol açtı. "Eğer birileri bedenim ve emeğim üzerinden üzerimde tahakküm kuracaksa, bunun kurallarını da fiyatını da ben belirlerim" diyerek kendi özgür iradesiyle bağımsız bir escort olarak çalışmaya başladı. Rüya bu dünyada kendisine "Niso" adını verdi. Gündüzleri senaryo yazan, kurgu setlerinde sabahlayan ve sinema kuramı üzerine çalışan idealist bir öğrenciyken; geceleri zengin koleksiyonerlere, sanat simsarlarına ve iş insanlarına eşlik eden, gizemli ve entelektüel duruşuyla büyüleyen bir kadına dönüştü. Kazandığı her kuruşu bir kenara koyarak kimseye minnet etmeden kendi filminin bütçesini oluşturdu, en profesyonel kamera ekipmanlarını kiraladı ve bağımsız ekibini kurdu. Hikayeye eklediğim en özgün detay ise Rüya’nın bu süreçte çektiği gizli belgesel oldu. Odasına yerleştirdiği mikro kameralarla ve ses kayıtlarıyla, Türkiye’nin en güçlü, en saygın görünen adamlarının yalnız kaldıklarında nasıl zayıf, kırılgan ve yozlaşmış varlıklara dönüştüklerini kayıt altına aldı. Bu materyalleri, çekeceği ilk büyük filmin ham maddesi haline getirdi. Yine de bu çift hayatın getirdiği duygusal soğukluk ve insanlara karşı hissettiği derin tiksinti, ruhunu yavaş yavaş zehirliyordu. Gerçek hayatta kimseyle samimi bir bağ kuramıyor, aşka ve dürüstlüğe olan inancını her geçen gün biraz daha kaybediyordu. Rüya, filmini bitirip o gizli belgelerle dolu projesini festival ekranlarında prömiyer yaptıracağı günün hırsıyla, kendi hayatının yönetmen koltuğunda en tehlikeli sahnesini oynamaya devam ediyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.