Sonbahar sisinin Maslak’taki yüksek cam binaların üzerini örttüğü ıslak bir ekim sabahında Hazal, Seyrantepe’deki endüstriyel stüdyo dairesinin tezgahında oturmuş, gaz kromatografisi kütle spektrometresi (GC-MS) cihazından akan kütle spektrum grafiklerini inceliyordu. Doğu Anadolu’nun mütevazı bir kasabasından İstanbul’a İTÜ Kimya Bölümü ve Adli Biyokimya yüksek lisans programını birincilikle kazanarak geldiğinde, tek hayali ağır metalleri ve toksik atıkları mikro-düzeyde tespit eden taşınabilir spektroskopik sensörler geliştiren uzman bir adli kimyager olmaktı.
Onun hayatını altüst eden kırılma noktası, Marmara Bölgesi’nde faaliyet gösteren uluslararası bir endüstriyel atık arıtma ve kimya devinin laboratuvarında yürüttüğü staj sırasında tanık olduğu ağır suç oldu. Şirketin, fabrikalardan toplanan cıva ve siyanür içerikli ağır kimyasal atıkları arıtmak yerine geceleri gizli tahliye borularıyla Marmara Denizi’ne ve yeraltı su havzalarına deşarj ettiğini, resmi denetimler içinse sahte arıtma ve emisyon raporları düzenlediğini tespit etti. Durumu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na raporlamaya kalkıştığında, şirketin nüfuzlu yöneticileri tarafından "kurumsal kimyasal formülleri çalmak" ve "endüstriyel casusluk" suçuyla iftiraya uğradı. Okuldan uzaklaştırıldı, bursu kesildi ve tüm kimya ile ilaç sektöründe kara listeye alındı. İstanbul’daki ağır yaşam masrafları ve üzerine açılan tazminat davasının masrafları karşısında sıkışıp kalan Hazal, soğukkanlı bir kararla lüks escortluk dünyasına adım attı.
Hazal bu dünyada kendisine "Reaktif" adını verdi. Gündüzleri kendi kurduğu izolasyonlu kütle spektrometresi laboratuvarında moleküler analizler yapan yalnız bir kimyager adayıyken; geceleri kimya holdinglerinin sahiplerine, ağır sanayi patronlarına ve yabancı maden sermayedarlarına eşlik eden, keskin analitik zekası, organik kimya birikimi ve soğuk zarafetiyle büyüleyen bir kadına dönüştü. Kazandığı astronomik gelirle hem alanında uzman bir ağır ceza avukatını kiraladı hem de kendi bağımsız taşınabilir Raman spektrometre cihazını temin etti.
Hikayeye eklediğim en özgün detay ise Hazal’ın kimya bilgisini bir adli spektroskopik izleme metoduna dönüştürmesiydi. Eşlik ettiği holding sahiplerinin ve sanayicilerin özel davetlerde giydiği kıyafetlere veya kullandıkları aksesuarlara fark ettirmeden görünmez, koku vermeyen ve sadece ultraviyole ışık altında reaksiyon gösteren özel bir sentetik sentetik florofor molekülü bulaştırıyordu. Bu izleme molekülü vasıtasıyla, yasadışı kimyasal atıkların hangi gizli depolarda tutulduğunu ve deniz deşarj noktalarını taşınabilir lazer spektrometresiyle nokta atışı tespit ediyordu. Geceleri "Reaktif" adıyla edindiği bu moleküler verileri ve dinlediği rüşvet pazarlıklarını, gündüzleri o kimya devini uluslararası çevre mahkemelerinde çökertecek sarsılmaz bir adli kimya dosyasına dönüştürdü.
Yine de moleküllerin o kusursuz bağ yapısı ve tepkime matematiğiyle Uğraşırken, insanların doğayı ve insan sağlığını göz göre göre zehirlemesine tanık olmak ruhunda tamiri imkânsız çökmeler yaratıyordu. Işıltılı akşam yemeklerinin arkasındaki yozlaşmış atık pazarlıklarına her gece tanık olmak, onun insanlığa olan güvenini tamamen nötralize etmişti. Hazal, o sahtekâr kimya devini yargı önünde diz çöktürüp adını temizleyeceği ve kendi bağımsız çevre analiz laboratuvarını kuracağı günün inancıyla, İstanbul’un kimyasal sisleri arasında kendi moleküler saflığını korumaya devam ediyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.